
Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, kamu alacaklarında faiz yükünün dayanılmaz boyuta ulaştığını bildirerek, “esnafın, çiftçinin, vatandaşın borcu değil, faizi var. Çözüm artık bekleyemez!” dedi.
İl Başkanı Solmaz, kamu alacaklarında faizlerin silinmesini, borçların da yapılandırılmasını talep etti.
Solmaz, yaptığı basın açıklamasında; “Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca esnaf, çiftçi, işveren, sürücü ve sıradan vatandaş; vergi borcu, SGK prim borcu, trafik cezası, harç, tarımsal kredi, köprü-otoyol geçiş ücreti borçları ve diğer kamu alacakları nedeniyle katlanarak büyüyen bir faiz ve gecikme zammı yükü altında can vermektedir. Bunların yanı sıra meslek odalarına olan aidat ve mali yükümlülük borçları da bu ağır tabloya eklenmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanlığı olarak bu durumu artık kabul edilemez bulmaktayız ve çözüm için hükümete sesleniyoruz. Faizler silinmeli, yapılandırma şart” ifadesini kullandı.
FAİZ ASLI GEÇTİ: RAKAMLAR KONUŞUYOR
Solmaz’ın konuya ilişkin açıklaması şu şekilde:
“14 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete kararıyla yürürlüğe giren gecikme zammı oranı aylık %3,7’dir. Yıllık karşılığı ise yaklaşık %44,4’tür. Bu oran; vergi borcu, SGK prim borcu, trafik cezası, harç, tarımsal destek geri ödemesi, köprü-otoyol geçiş ücreti alacakları, meslek odası aidatları ve diğer tüm kamu ile yarı-kamusal alacaklara ayrım gözetilmeksizin uygulanmaktadır.
Vatandaşımız çoğu zaman 100 birimlik bir asıl borca karşılık, üstüne binmiş 150, 200, hatta 300 birimlik faiz ve zamla yüz yüze gelmektedir. Ödemek isteyen vatandaş, ödeyemez konuma düşürülmektedir. Bu, bir yönetim başarısızlığıdır.
KİMLER ETKİLENİYOR? HERKESİN SORUNU
Bu sorun belirli bir kesimin değil; toplumun tamamının sorunudur:
-Esnaf ve küçük işletmeler: Gelir vergisi, KDV, MTV ve SGK prim borçlarındaki faiz birikimi işyerlerini fiilen kapatma noktasına getirmiştir.
-Çiftçiler: Tarımsal kredi ve destekleme geri ödemelerindeki gecikme zamları, tarlasını ekemeyen çiftçi sayısını her yıl artırmaktadır.
-Sürücüler ve vatandaşlar: Yıllarca ödenmemiş trafik cezaları ile köprü ve otoyol geçiş ücreti borçları, gecikme zammıyla birlikte araç değerini katlar halinde aşmaktadır.
-Köprü ve otoyol geçiş ücreti borçluları: HGS/OGS sistemine kayıtlı araç sahipleri; otoyol, köprü ve tünel geçiş ücretlerine uygulanan gecikme zamları nedeniyle asıl borçlarının çok üzerinde rakamlara muhatap kalmaktadır. Söz konusu borçlar için de kapsamlı yapılandırma zorunlu hale gelmiştir.
-KOBİ’ler ve şirketler: Kurumlar vergisi ve SGK borç faizleri işletme sermayesini eriterek on binlerce kişinin istihdamını tehdit etmektedir.
-Meslek odası borçluları: Ticaret odaları, sanayi odaları, esnaf ve sanatkâr odaları, tabip odaları, baro, mühendis ve mimar odaları gibi meslek kuruluşlarına aidat, kayıt ücreti ve diğer mali yükümlülükler kapsamında birikmiş borçları olan şirketler, esnaf ve serbest meslek erbabı; bu borçlara uygulanan gecikme zamları nedeniyle fiilen mesleklerini icra edemez, ihalelere giremez ve resmi belge alamaz hale gelmektedir. Bu kişiler de yapılandırma kapsamına alınmalıdır.
-Serbest meslek erbabı: Avukatlar, doktorlar, mimarlar, mühendisler, mali müşavirler ve diğer serbest meslek grupları; bağlı oldukları odalara olan birikmiş borç ve faizler nedeniyle mesleki faaliyetlerini sürdürmekte ciddi güçlüklerle karşılaşmaktadır. Ruhsat yenileme, staj, sertifika ve disiplin işlemleri önündeki bu mali engel kaldırılmalıdır.
-Bağ-Kur ve GSS borçluları: Sağlık hizmetine erişemeyen, sırf sağlık güvencesi için bile faiz ödemek zorunda bırakılan milyonlar mevcuttur.
-Harç ve idari para cezası borçluları: Mahkeme ve noter harçları ile idari cezalardaki zam yükü, vatandaşı hukuki süreçlerden uzaklaştırmaktadır.
-Belediye ve il özel idaresi alacak borçluları: Emlak vergileri, Su, atık ve diğer yerel hizmet bedellerindeki gecikme zamları da hane bütçelerini zorlamaktadır.
HÜKÜMETİN TUTUMU VE GERÇEKLİK
Nisan 2026 itibarıyla kapsamlı bir borç yapılandırma kanunu hâlâ yürürlükte değildir. Hazine ve Maliye Bakanı, yapılandırmanın vergi uyumunu bozabileceği gerekçesiyle genel bir düzenlemeden kaçınmaktadır. Biz bu gerekçeyi kabul etmiyoruz.
Yapılandırma, vergi kaçakçılığını değil; ekonomik baskı altında ezilmiş, ödemek isteyen ama ödeyemeyen vatandaşı kapsayacaktır. Asıl vergi uyumunu bozan, üstesinden gelinmez faiz yükleridir. Ödeyebileceği bir rakam gösterilen mükellef sisteme kazanılır; yok sayılan mükellef ise kayıt dışına itilir.
TALEPLERİMİZ:
Hükümeti ve TBMM’yi aşağıdaki adımları bir an önce atmaya davet ediyoruz:
Tüm kamu ve yarı-kamusal alacakları kapsayan evrensel yapılandırma: Vergi, SGK, trafik cezası, harç, tarımsal kredi, GSS, köprü-otoyol geçiş ücreti, belediye ve il özel idaresi alacakları ile meslek odası aidat ve yükümlülükleri dahil olmak üzere hiçbir borçlu grubu dışlanmamalıdır.
Birikmiş faiz ve gecikme zamlarının tamamının silinmesi: Yalnızca anapara esas alınarak ödeme planı oluşturulmalıdır.
En az 36-48 aylık taksit imkânı: Çiftçi ve küçük esnaf için daha uzun vadeler tanınmalı; gelir durumuna göre kademeli taksit seçenekleri sunulmalıdır.
Peşin ödeme indirimi: Borcunu peşin kapatmak isteyen mükelleflere anaparadan da anlamlı bir indirim sağlanmalıdır.
e-Haciz ve kısıtlamaların anında kaldırılması: Yapılandırmaya başvuran mükelleflerin üzerindeki e-haciz, yurt dışı çıkış yasağı ve ihaleye katılım engeli derhal kaldırılmalıdır. Köprü-otoyol geçiş yasakları ve araç muayene engellemeleri de bu kapsama alınmalıdır.
Meslek odası borçlarında mesleki kısıtlamaların kaldırılması: Yapılandırmaya başvuran esnaf, şirket ve serbest meslek erbabının oda kaydı, ruhsat yenileme, oy kullanma ve belge alma hakları derhal iade edilmelidir.
Gecikme zammı oranının kalıcı olarak aşağı çekilmesi: Aylık %3,7 oranı, gerçekçi bir ekonomik göstergeye (Yİ-ÜFE veya benzeri) endekslenmelidir.
Düzenli ödeyene güvence: Zamanında vergisini ödeyen vatandaş mağdur edilmemeli; uyumlu mükellef avantajları genişletilmelidir.
SONUÇ: DEVLET TAHSİL ETMEK İSTİYORSA YOL AÇMALI
Mükellef borcunu ödemiyor değil, ödeyemiyor. Çiftçi toprağını terk etmek değil, üretmek istiyor. Esnaf dükkanını kapatmak değil, çalışmak istiyor. Serbest meslek erbabı mesleğini bırakmak değil, icra etmek istiyor. Bu isteği karşılıksız bırakmak hem ekonomik hem ahlaki bir yanlıştır.
Devlet tahsilat yapmak istiyorsa önce yolu açmalıdır. Faizi silmek, ödeme kolaylığı getirmek ve mükellefi sisteme kazandırmak; hem hazineye hem topluma kazandırır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuyu yakından takip etmeye ve halkımızın sesi olmaya devam edeceğiz.”





