reklam
reklam
DOLAR44,1919% 0.15
EURO50,6236% -0.63
STERLIN58,5853% -0.81
FRANG55,9806% -0.31
ALTIN7.159,72% -0,65
BITCOIN71.339,991.458
reklam

UMUT HABER YAZARI PSİKOLOG EZGİ KALIÇ YAZDI..

Yayınlanma Tarihi : Google News
reklam
Ders Çalışmayı Reddeden Çocuk: Ne Yapmalı, Ne Yapmamalı?Ders çalışmayı reddeden çocuk davranışı, çoğu zaman “inatlaşma” ya da “tembellik” olarak yorumlansa da, psikolojik açıdan çok daha derin bir gösterge olabilir. Çoğu çocuk istemediği için değil, yapamadığı, zorlandığı veya duygusal olarak tükendiği için ders çalışmaktan uzak durur. Bu nedenle ilk adım, davranışı cezalandırmak değil, nedenini anlamaktır. Çocukların büyük bölümü, akademik sorumluluklarla başa çıkamadıklarında bunu doğrudan söylemek yerine kaçınma davranışı geliştirir. Bu kaçınma; dikkat dağınıklığı, başarısızlık korkusu, öğrenme güçlüğü, tükenmişlik, aşırı beklenti baskısı veya özgüven eksikliğinin bir yansıması olabilir. Bu nedenle ebeveynlerin “Çalış!” demek yerine “Nerede zorlanıyorsun?” sorusunu sorması, hem ilişkiyi hem de motivasyonu güçlendirir. Çalışmayı reddeden çocuğa karşı yapılması gereken en önemli şeylerden biri, duygusal baskıyı azaltmaktır. Sürekli hatırlatma, suçlama ya da karşılaştırma, çocuğun masaya oturma isteğini tamamen ortadan kaldırır. Bunun yerine birlikte belirlenen kısa çalışma süreleri, gerçekçi hedefler ve çocuğun kendi ritmini bulmasına izin veren bir yaklaşım daha etkilidir. Ne yapılmaması gerektiği ise en az yapılması gereken kadar önemlidir: Tehdit etmek, ceza vermek, yüksek sesle konuşmak, ekranı tamamen yasaklamak ya da “bak herkes çalışıyor” diyerek kıyas yapmak; çocuğun öğrenmeye olan içsel motivasyonunu zedeler. Bu tutumlar, kısa vadede davranışı değiştirse bile uzun vadede kaygıyı ve direnci artırır. Çalışmayı reddetmek çoğu zaman bir problem değil, bir işarettir. Ebeveynin görevi bu işareti okumak, çocuğu itmek değil ona eşlik etmektir. Çünkü çocuğun akademik başarısının temelinde baskı değil, anlaşıldığını hissetmesi yatar.
reklam

reklam