reklam
reklam
DOLAR43,2951% 0.04
EURO50,6771% -0.16
STERLIN58,1788% -0.01
FRANG54,5210% -0.45
ALTIN6.727,33% 1,65
BITCOIN89.481,22-1.578
reklam

BEYAZ BARIŞ GÜVERCİNLERİ GÖKYÜZÜNE SALINDI

Yayınlanma Tarihi : Google News
reklam

BARIŞ HEMEN ŞİMDİ

Kadış Barış Meydanında platform bileşenleri adına Barış Bildirisini Cuma Ercan okudu. ‘Tek Yol Barış’ pankartı ve dövizlerinin açıldığı etkinlikte ‘ Savaşa Hayır, Barış Hemen Şimdi’ sloganları atıldı, barış halayları çekildi.  Ardından barış türküleri eşliğinde gökyüzünün mavi sonsuzluğuna beyaz barış güvercinleri salındı.

MEYDAN’IN ADINA YAKIŞAN EYLEM

Kısa süre önce açılan ve Çorum Belediye Meclisi kararı ile ‘ Kadeş Barış Meydanı’ adı verilen alan ‘Dünya Barış Günü’ etkinliği ile tamda anlamına uygun bir organizasyona ev sahipliği yapmış oldu.

2. DÜNYA SAVAŞI’NIN BAŞLADIĞI GÜN

Çorum Emek ve Demokrasi Platformu adına yapılan basın açıklamasında Cuma Ercan şunları söyledi.

“İnsanlık tarihinin gördüğü en kanlı savaşlardan biri olan milyonlarca cana, doğa katliamına, tarif’i imkansız acılara yol açan İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı gün olan 1 Eylül, yarım asrı aşkın bir süredir, bütün dünya halkları tarafından, çeşitli etkinliklerle, savaşlara karşı barış, düşmanlıklara karşı kardeşlik duygularıyla yaşanmaktadır. Ancak sınırsız kar güdüsü ve sömürü çarkı silahlanma harcamalarını her geçen gün artırıyor, yeni nükleer ve kitle imha silahı denemelerinin ardı arkası kesilmiyor”.

KAN DÖKMEYE DEVAM EDİYORLAR..

Emperyalist gerici güçler ve işbirlikçi yönetimler kan dökmeye işgale ve büyük bedeller ödenerek elde edilmiş temel hak ve özgürlükleri ayaklar altına almaya devam ediyor. Bu durumun en son örneği bugün Afganistan’da yaşanıyor. 20 yıldır Afganistan’ı işgali altında tutan ABD, Afganistan’dan apar topar çekilerek yönetimi işbirlikçisi Taliban’a bıraktı. Aynı zihniyete sahip bir takım ülkeler gerici Taliban’ı tanıma gayreti içine girdiler. Uluslararası desteği alan Taliban ise kadın haklarını yok sayan, kadına ve çocuğa yönelen tacizi, tecavüzü, çocuk evliliğini meşrulaştıran ve milyonlarca insanı topraklarından kaçarak mülteci haline getiren bir insanlık dramının başlamasına neden oldu.

ÇÖZÜMSÜZLÜK POLİTİKALARINDA ISRAR SÜRÜYOR

Ülkemizde de örneklerini sıklıkla gördüğümüz bir takım çevreler emperyalist çevrelerce yaratılan savaş politikalarına yönelmesi gereken öfkeyi savaşın mağdurlarına yönelterek milliyetçilik duyguları üzerinden yeni çatışma alanları açılmasının zeminini oluşturmaya devam ediyor. Kürt sorunu, Filistin meselesi gibi sorunların çözümüne dair politikalar üretilmeyip, oyalama ve çözümsüzlük politikalarında ısrar sürdürülüyor.

TIPKI MÜSİLAJ GİBİ GÖZ ÖNÜNDE

Kadim halklar arasına sokulan ayrılık tohumları ile yeni rant alanları açılarak ekmeğimize, geleceğimize, aşımıza, deremize, suyumuza göz dikenler, halkların bir arada yaşama iradesine sahip çıkanları ise düşmanlaştırarak ötekileştirmeye devam ediyor. Yitip giden hayatların yanı sıra doğa tahribatının neden olduğu yangınlar, seller, heyelanlar her şeyi deniz yüzüne çıkan müsilaj gibi artık gözümüzün önüne seriyor.

BARIŞ OLMADAN HİÇBİR KAZANIMIN ANLAMI YOK

Bu gidişata dur demek emperyalizme, gericiliğe ve savaş politikalarına karşı eşitlik, özgürlük, laiklik ve barış mücadelesinin ortaklaştırılmasından geçiyor.

Barışı kazanmak, korumak ve onu geliştirmek, emekçilerin ve tüm insanlığın geleceğini kazanmak açısından bugün çok daha önemlidir. Bu nedenle barış mücadelesi, günümüzün en önde gelen ve en çok ihtiyaç duyulan mücadelesi konumunda olmak durumundadır. Çünkü barışın, kardeşliğin ve demokrasinin yerleşmediği ülkelerde, halkların biz emekçilerin var olan kazanımlarını koruyabilmesi mümkün değildir.

BARIŞ, HER İNSANIN HAKKI

Korkudan uzak, huzur ve güvenlik içinde, onurlu ve insanca yaşamak, insanların en temel amaçlarından biridir. Bu nedenle; savaşsız ve sömürüsüz bir Dünya’da, barış içinde yaşamak her insan için bir haktır.

Bugün Suriye’de, Afganistan’da, Somali’de, Çin’in Uygur Bölgesinde ve Dünya’nın pek çok yerinde yaşanan savaş ve yıkımların milyonlarca insanın kendi yurtlarından kopmasına ve mülteci olarak başka yurtlara yaşam bulmak için gitmesine neden olan politikalara birlikte, ortak, örgütlü ve kararlı bir şekilde barış mücadelesini büyüteceğimize olan inancımız her zamankinden daha güçlüdür.

reklam

reklam