reklam
reklam
DOLAR43,2613% -0.09
EURO50,9259% 0.54
STERLIN58,5160% 0.54
FRANG54,7611% 0.58
ALTIN6.841,56% 1,82
BITCOIN89.564,481.091
reklam

DENİZ GEZMİŞ’İN SON MEKTUBU

Yayınlanma Tarihi : Google News
reklam

Adil olmayan bir düzenin adil olmayan yargılanmalarının akabinde darağacına gönderilen ve son nefesinde bile halkının kurtuluşunu işaret etmiş üç fidan, yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Aradan yarım asra yakın bir zaman geçse de; devrimci duruşları, kavgaları ve devrettikleri mücadeleleri günden güne büyümeye devam ediyor.

DENİZ GEZMİŞ’İN SON MEKTUBU

“Baba;

Mektup elinize geçmiş olduğu zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum. İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler. Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de tereddüte düşmeyeceğimden şüphen olmasın. Oğlun ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir. O bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı, ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, Türkiye'de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul'a götürmeye kalkma. Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et, onun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir. Son anda yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir; seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım.

Oğlun Deniz Gezmiş - Merkez Cezaevi

 

reklam

reklam