Hatimoğulları, “Arap Alevileri için oldukça önemli olan Gadir Hum Bayramının resmi dini tatil olarak ilan edilmesi talebini destekliyor, bu talebin yerine getirilmesini istiyoruz” dedi.
“İKTİDAR ARAP ALEVİLERİ VE TALEPLERİNİ GÖRMEZDEN GELİYOR”
Hatimoğulları, “Başta, ağırlıklı olarak Hatay, Adana, Mersin’de yaşayan Türkiye’deki Arap Alevileri olmak üzere bütün Arap Alevilerinin Gadir Hum Bayramını en içten dileklerimizle kutluyoruz” dedi.
Türkiye inançlar bakımından oldukça zengin olsa da, resmi ideolojinin bu zenginliği tekleştirme ve asimilasyon politikasıyla yok etmeye çalıştığını belirten Hatimoğulları, “AKP iktidarı da bugün bu asimilasyon geleneğini sürdürmekte, tekçi anlayışlarının dışında gördükleri Arap Alevileri ve taleplerini görmezden gelmektedir” diye ifade etti.
“ARAP ALEVİLERİNİN GADİR HUM BAYRAMINI BİR KEZ DAHA KUTLUYORUZ”
Tülay Hatimoğulları, Arap Alevilerin yıllardır Gadir Hum Bayramının resmi dini tatil ilan edilmesini talep etmesine rağmen bu taleplerinin karşılanmadığına işaret ederek, şunları dile getirdi:
“Din ve vicdan özgürlüğü Anayasa’da ve uluslararası sözleşmelerde sabit olan en temel insan haklarındandır. Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü evrensel değerlerdir, bu değerler yaşatıldığı ve korunduğu ölçüde ancak bir arada ortak yaşam temin edilebilir. Yeni yaşamı kurmak üzere “Herkes İçin Adalet” talebimiz ekseninde mücadelemizi sürdürüyoruz, sürdürmeye devam edeceğiz.
Arap Alevileri için oldukça önemli olan Gadir Hum Bayramının resmi dini tatil olarak ilan edilmesi talebini destekliyor, bu talebin yerine getirilmesini istiyoruz. Türkiye’de ve dünyanın farklı kentlerinde yaşayan Arap Alevilerinin Gadir Hum bayramını bir kez daha kutluyor; bayramın ülkemizde ve Ortadoğu’da barışa, kardeşliğe vesile olmasını diliyoruz.”
GADİR HUM BAYRAMI
Gadir-Hum Arap Aleviler için hafızaların tazelenerek, yapılan haksızlıkların ve zulmün hatırlatılması anlamını taşıyor. Anlatılar ve tarihsel verilere göre Hazreti Muhammed, Hac ve Umre ziyaretini yapmak üzere Hicret’in 10. yılında tüm sahabeleri ile birlikte Mekke’ye hacca gider. Hac dönüşünde Gadir Hum denilen bölgeye ulaştıklarında kendisine vahiy gelir. Hazreti Muhammed’e gelen vahiyde “Ey Resul! Rabb’inden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah, seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, kâfirler topluluğuna rehberlik etmez!” ayeti indirildiği kabul edilir. Bunun üzerine, Hazreti Muhammed’in yanındaki sahabeleri toplayarak, Kur’an’dan “Ey iman sahipleri! Bugün sizin için dininizi tamamladım. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı seçtim. Allah’a itaat edin, Resul’e ve sizin içinizden olan iş ve yönetim sahiplerine de itaat edin” ayeti ile sahabelerine hitap eder.
Hazreti Muhammet’in söz konusu ayeti okumasından sonra sahabelerin “Biz kime itaat edeceğiz?” diye sordukları ve Hazreti Muhammet’in de Hz. Ali’nin elini tutup havaya kaldırıp “Ali’nin kanı kanımdandır, canı canımdandır, teni tenimdendir, ruhu ruhumdandır, Ali ile biz bir nurun ikiye bölünmüş parçalarıyız. Ben kimin Mevla’sı isem, Ali de onun Mevla’sıdır” dediği ve Hazreti Ali’yi kendisinin halifesi olarak tayin ettiğine inanılır.
BASKI VE ZULÜM POLİTİKALARINA KARŞI DİRENİŞİN SİMGESİ OLDU
Hazreti Muhammed’in Hakk’a yürümesi sonrası, Hazreti Ali’nin halifeliğinin gündeme geldiği ancak halifeliğin Hazreti Ebu Bekir tarafından gasp edildiğini savunan bazı sahabeler, halifeliğin Ali’nin hakkı olduğunda ısrarlarını sürdürürler. Hazreti Ali’nin halife olmasının ardından ise İslam âleminde Hazreti Ali’ye dönük haksızlık yapıldığı ve bu haksızlığa karşı direniş gösterilmesi gerektiğine inanan sahabeler için Gadir-i Hum hem bir bayram hem de egemenlere karşı direnişin başlangıç zamanı olarak kabul edilir. Gadir-i Hum Arap Aleviler arasında günümüze kadar her yıl kutlanıyor. PİRHA












