
Haber Giriş Tarihi : 24.12.2022 16.50 Haber Güncellenme Tarihi : 24.12.2022 16.50
Çabuk, bu durumun enflasyonu daha da yükselteceğini, artan maliyetlerden kaynaklı işverenlerin işçi çıkartmaya kadar gideceğini, artan zamlardan ötürüde enflasyon karşısında yapılan artışın çalışanın cebine girmeden eriyeceğini savundu.
Çabuk açıklamasında şu görüşlere yer verdi. “Sorun asgari ücret değil, Türk liramızın değersizleştirilmesi ve alım gücünün düşüklüğüdür.
Bugün en ucuz ev kiralarının 2-3 bin lira civarında olduğunu hatırlatan Çabuk, “Yapılan bu artış enflasyon oranının çok çok altında. Enflasyon yüzde 200’lere ulaşmışken belirlenen yeni asgari ücret maalesef hem bu enflasyonun altında kalmıştır hem de yeni zamların habercisi olmuştur. “
Bu günkü enflasyon oranın karşısında belirlenen yeni asgari ücretin çalışanın beklentisini karşılamadığını ifade eden Çabuk, yapılan bu zammın şimdiden gıdadan, giyime, beyaz eşyadan mobilyaya, kira ve konut ücretlerine, yakıt gibi birçok tüketim kaleminde yeni zamlar getirmeye başlayacağını ve işçiyi-memuru-emekliyi iyice perişan edeceğini açıkladı.
Çarşıya pazara çıkan, doğalgaz faturası, elektrik faturası ödeyen herkesin artık gerçek enflasyon yüzde 200’e ulaştığını rahatlıkla görebildiğini de ifade den ÇABUK, sözlerini şöyle devam etti;
Millet öyle bir hale getirildi ki! adeta karnını zor doyurur halde. Hiçbir sosyal aktivite yok. Gençlerimiz eğitimlerini bitirir bitirmez; adalet ve ekonomik gibi gelecek kaygısı yüzünden yurtdışı halleri içindeler. İşverenler birikimleri ile ayakları üzerinde durmaya çalışıyor. İşveren ‘Ben bu yükün altından kalkamıyorum, ağır geliyor’ diyerek işçi çıkarmaya gidebilir. Böyle olunca da hem işsizlik artar hem de iş gücü azalacağı gibi üretiminde düşmesine neden olabilir. Öncellikle bunları düşünmeliyiz.
Sayın cumhurbaşkanımızın ekonomiyi kötü yöneten Hükümet temsilcileri yerine hedef gösterip dikkatleri üzerinden uzaklaştırdığı, fırsatçı diye ifade ettiği işletmelere, özelliklede gıda firmaları asgari ücret artışı ile işçilik maliyet artışları yüzünden elinde olmayan sebeplerden ötürü üreticiden, dağıtıcıya kadar zam geçişi yapmak zorunda kalıyorlar.
Burada vatandaşlarımızı ;elinde olmayan sebeplerden ötürü fiyat artışlarına karşılıkişletmelerimizedeğil, ekonomuyi yönetemeyen vatandaşının ekonomik özgürlüğünü alan hükümete sandıkta tepki vermeye davet ediyorum.
Bu zamların tüketiciye yansımamasını azaltmak amaçlı, hükümetin işverenlere acil artışlar oranında yeni destekler vermesi bu artışları azaltacaktır ve yeni zamlar gelmesine engel olup belki asgari ücretli iyi kötü geçinmesine fayda sağlayacaktır.
“Sayın Genel Başkanımız Ali Babacan’ında açıkladığı gibi, asgari ücret en az gerçek enflasyon artı refah payı kadar artırılmalıydı. Bu yapılmayınca milyonlarca insan, gelir kaybıyla yoksullukla karşı karşıya bırakıldı. Eğer bu hükümet, bu yükün altından kalkamıyorsa bırakıp gitmelidir.”
Sorun asgari ücret zammı değil, alım gücünün düşüklüğüdür.





