reklam
reklam
DOLAR47,3650% 0.04
EURO54,1035% 0.34
STERLIN63,3380% 0.49
FRANG58,1380% 0.44
ALTIN6.251,49% 1,35
BITCOIN65.180,691.175
reklam

FRANSIZ İHTİLALİ Umut Haber Yazarı Rıza Aydın yazdı..

Yayınlanma Tarihi : Google News
FRANSIZ İHTİLALİ Umut Haber Yazarı Rıza Aydın yazdı..
reklam

14 Temmuz 1789 Fransız İhtilalinin yıldönümüdür.

Fransız ihtilali nasıl olmuştur?

Fransız ihtilali sürecini sade bir dille anlatmaya çalışacağım. Fransız ihtilaline yol açan süreci, aslında adı sanı çok az bilinen Naçker diye bir adam başlatmıştır.

Kimdir bu Naçker diyeceksiniz. Kısaca anlatmaya çalışayım.

Bu zatı muhterem Naçker, Fransa kralının maliye bakanıymış.

O zaman Fransa’da temelde üç sınıf (üç kesim) varmış.

Birinci Kesim: Soylular, feodal senyörler yani ağalar.

İkinci kesim: Kilisedeki din adamları yani ruhbanlar sınıfı.

Bir de, “Tiers Etat” denen, üçüncü kesim anlamına gelen burjuvaların, işçilerin, köylülerin içinde olduğu kesim var.

Tiers Etat kesimi içinde zenginleşen kenar mahallelerdeki ticaret erbabı denen burjuva sınıfı, vergi vermiyormuş.

Maliye bakanı olan bu Naçker zenginleşen ticaret erbabı sınıfın vergi vermesini sağlamak için kenar mahallelere gidip bunlarla toplantılar yapıp, konuşmuş

Kenar mahallelerdeki bu Tiers Etat içindeki halk, bizim sorunlarımız var, onlara çözüm getirilirse biz de vergi veririz demişler.

Nedir bu sorunlarınız demiş Naçker.

Onlarda demişler ki, biz bu sorunlarımızı belirtip, taleplerimizi bir liste halinde getirip yüce kralımıza sunalım demişler. Peki demiş Naçker anlaşmışlar

Var mı burada bir sorun?
Yok

Paris’in kenar mahalelerinde 63 tane komün kurulmuş. Bu komünler, önce “talep formlarını” belirleyip, sonra da bu talepleri yüce kralın huzurunda savunacak vekilleri seçerek bunlara “bağlayıcı vekaletname” vermişler.

Gördüğünüz gibi her şey basit, doğal gelişiyor.

Halkın görevlendirdiği bu vekiller toplanıp Kralın yüce meclisi olan Grend Dük’e (Etats Generauux) gelmişler.

Kral, halkın temsilcileri bir odaya alınsın taleplerini dinleyim demiş.

Komünlerde örgütlü olan halkın görevlendirdiği Vekiller ise, biz küçük odalara sığmayız, biz büyük salonda toplanırız diye oraya girmek istemişler.

Var mı burada bir sorun, yok

Kralın muhafızları, sizin buraya girme hakkınız yok, diye kominlerin görevlendirdiği vekilleri kralın Meclis’inden kovmuş.

Kominlerin seçtiği vekiller, biz bu yetkiyi kraldan almadık, halk yani kömürler verdi, biz görevimizi yapacağız diye gidip bir “Puma spor salonuna” girip, orada çalışmaya başlayıp, önce bir ant içmişler, sonra da bir meclis başkanı seçmişler. Faransız ihtilalinde “Puma andı” önemlidir.

Kralın muhafız birlikleri, Kominlerin seçtiği vekillerin çalıştığı Puma spor salonunu kuşatıp, kominlerin seçtiği vekillerin bir kısmı ile Meclis başkanını tutuklayıp, götürüp “Bastille Kalesi’nin” zindanına atmışlar.

Eeee şimdi ne olacak?

Kralın muhafız birlikleri, Kominlerde toplanan halkın görevlendirdiği vekillerini tutuklayıp, Bastille zindanına atıp, kendilerince işi bitirmişler.

Ama iş bitmemiş, halkın vekillerinin tutuklanması İle süreç başka bir alana geçmiş. Bu defa kominlerde toplanan halk, madem kralın muhafızları bizim vekillerimizi Bastille zindanına attı, bizde gidip vekillerimizi Bastille zindanından çıkaralım diye Bastille kalesini kuşatıp, zindanın kapısını kırıp, duvarını yıkıp vekillerini zindandan çıkarmışlar.

Komünlerde toplanan halkın, Bastille zindanından vekillerini çıkardığı günün tarihi, 14 Temmuz 1789.

İşte o gün, bu gündür, Fransız halkı 14 Temmuz 1789 günü, “QUATORZE JUİLLET”, yani: “14 Temmuz Cumhuriyet Bayramı” diye kutluyorlar.

Tarih aslında böyle basit yaşanır, ama biz onu sonra abartarak anlatırız. Quatorze Juillet günü, Fransız halkı sade, basit, doğal bir davranışla zindandaki vekillerini zindandan çıkarmışlar. Hepsi bu ama kaç yüz yıldır “O” gün, Fransa’da “Cumhuriyet Bayramı”0 diye anılıyor.

İşte tarih böyledir.

Yaşasın Fransız ihtilali.

*

Fransa’da Meclis Devrimden 3 yıl sonra 27 Eylül 1892’de Cumhuriyeti resmen ilan etmiş.

Fransa’da devrim takvimi ayların, günlerin adını değiştirir. Devrimin verdiği ada göre söylersek 9 Thermidor (26 Temmuz 1794’de) darbe olur. Fransız ihtilalini Öncüsü Jakobenlerin önderi Maximilien Robespierre’in başı 28 Temmuz 1794 Giyotinde kesilerek yerine darbeyi yapan generaller kurulu olan “Direktuarlar” dönemi başlar. 5 kişiden oluşan Direktuarlar içinde Napolyon’da vardır.

Napolyon’un beş kişiden oluşan Direktuarlara, “hepimiz eşitiz ama ben eşitler içinde birinciyim” demesi meşhurdur. Eşitler içinde Birinci olan Napolyon Bonapart, 1804 yılında kendini imparator ilan ederek Fransız devrimini bitirir.

Böylece 1789 da başlayan Fransız ihtilali 5 yıl sonra 1794’de Thermidor darbesi ile geriye gitmeye başlar; aslında tam günü gününe hesaplarsan devrimci dönem beş yıl bile sürmüyor.

Fransız ihtilalinden 15 yıl sonra da 1804’de Napolyon’un kendini imparator ilan etmesi ile biter.

Sonra Boorbanlar Hanedanlığı tekrar kurulur. Boorbanlar ailesi Avrupa çağında etkili bir soydur.

Sonra.

Sonra 1848’de Şubat ayında tekrar devrim olur. Şubatta devrim olur, Şubatta iktidara gelen burjuvazi, Haziran ayında İşçileri kurşuna dizerler; Marx bunun İÇİN “Yaşasın Şubat Kahrolsun Haziran” diye yazar kitabında.

1848 Aralık ayında seçim olur, seçimleri “üçüncü Napolyon” diye anılan, Napolyon’un kardeşinin oğlu Louis Napolyon büyük bir oy farkıyla seçimleri kazanıp, Cumhurbaşkanı oluyor. Cumhurbaşkanı Louis Napolyon 1852 yılında darbe yaparak kendini imparator ilan ediyor.

Louis Napolyon, 1870 yılında Almanya’nın Purusya beyliğine saldırdı. Sedan şehri yakınlarındaki Sedan Ovasında olduğu için “Sedan Savaşı” diye anılan savaşı Bismarck’ın yönettiği Almanya kazanarak Fransa’yı işgal etmeye başlıyorlar. Parisli işçiler “Paris bizimdir, Paris’i Almanlara vermeyiz” deyip, Paris’i yönetmeye başlayıp, 18 Mart 1871’den 28 Mayıs 1871 tarihine kadar 71 gün Paris’i yönetiyorlar; bunu “Paris Komünü” diye anıyoruz.

Marx, Fransa’nın 1848 devrimini, Luis Banaport’un darbesini, Paris Komünü’nü anlatan kitaplar yazıyor.

Fransız ihtilalı tarihi derslerle doludur.

Belki burada kısaca şunu da söyleyerek sözü bağlamak gerekir. Demokrasi Cumhuriyetin ikiz kardeşi gibi Cumhuriyetle birlikte doğmuyor; demokrasi işçi sınıfının, devrimcilerin mücadelesi ile geliyor. Fransız tarihi bunu için derslerle doludur. Lenin, bence çok önemli olan “Marksizmin üç öğretisi üç kaynağı” başlıklı yazısının içinde Fransız Devrim tarihini incelemeyi de şart koşar, bunun için biz, bu nasihate uyarak, bu süreci özel olarak incelemiştik.

Aşk ile

Rıza Aydın.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.